Terör Örgütlerinin Arkasında Duran Adam Deşifre Oldu

ABD’nin DEAŞ ve PKK ile ortaklığı Rakka’da DEAŞ’lılar’ın tahliyesi, yerlerine PKK’lıların yerleştirilmesi tiyatrosuyla deşifre oldu. Bölgedeki terörün arkasındaki güç olan ABD’nin Suriye, Irak ve Türkiye’deki terör saldırıları Brett McGurk tarafından organize ediliyor. McGurk, Türkiye’de bin üzerinde asker, polis ve sivilin ölümünden bizzat sorumlu tutulacak ve hem savaş suçlusu hem terör destekçisi olarak yargılanacak.

Terör Örgütlerinin Arkasında Duran Adam Deşifre Oldu
Terör Örgütlerinin Arkasında Duran Adam Deşifre Oldu emrah

ABD- DEAŞ-PKK ittifakı sonrası Suriye’nin Rakka kentindeki teröristler ABD’nin bölgedeki operasyonlarını yöneten sömürge valisi Brett McGurk’ün politikaları doğrultusunda güvenli noktalara götürüldü. ABD güdümünde faaliyet gösteren iki kanlı terör örgütüne hem silah hem lojistik destek sağlayan McGurk’ün Türkiye’deki pek çok terör eyleminini organize eden teröristlere arka çıkması, ülkemizdeki terör mağdurlarını da harekete geçirdi. DEAŞ ve PKK tarafından çocukları, anne babaları şehit edilen, sakat bırakılan pek çok mağdur, teröre verilen örtülü desteğin cezasız bırakılmamasını istiyor. ABD’nin PKK’ya açıkça desteğine dikkat çeken terör mağdurları, “Hukuki açıdan destek verilirse her türlü yasal hakkımızı kullanırız” diyor.

ARANAN TERÖRİSTLERE KUCAK AÇTILAR

Irak’ın işgalinin ardından bölgeye atanan ve ABD’nin DEAŞ’la Mücadele Özel Temsilcisi sıfatıyla sömürge valisi gibi hareket eden Mcgurk’ün PKK’ya yaptığı her türlü silah ve lojistik destek ile DEAŞ’a alan açan politikaları hem Suriye’de hem ülkemizde yüzlerce şehit vermemize neden oldu. Herkesin gözü önünde yaşanan gelişmelerin ardından son olarak ülkemizde bombalı eylemlerde parmağı bulunan ve 300’ün üzerinde kişinin ölümünden sorumlu tutulan teröristlerin Rakka’dan çıkarılan teröristler arasında olduğu belirtiliyor. Kandil’den PKK’yı yöneten onlarca teröristin Suriye’de ABD tarafından korunup kollanması da hem terör örgütlerine yardım eden ülkelere hem de bu yardımlarda fiili olarak görev yapan görevlilere yönelik hukuki yaptırımları gündeme getirdi.

HUKUKİ YAPTIRIM UYGULANSIN

“Bu kişilerin kaçırılması sadece Türkiye’nin problemi değil tüm dünyanın problemi” diyerek tepki gösteren hukukçular, PKK-DEAŞ devir-teslim tiyatrosunu yöneten McGurk’un Türk adli makamlarınca yargılanabileceğini belirtiyor. Hukukçular, Türk Ceza Kanunu uyarınca örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin örgüt üyesi olarak cezalandırılabileceğini ifade ediyor. Örgüte yardım etme suçunun nerede işlenirse işlensin devletin bu kişileri yargılayabileceğini aktaran hukukçular, bu suçun yabancı tarafından, yabancı ülkede işlenmesi durumunda da Türk kanunlarının uygulanacağını ifade ediyor. Hukukçular ayrıca Türkiye’nin Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde girişimde bulunma hakkının olduğunu da ifade ediyor.

Mehmet Güner Dava açmaya hazırız Şehit aileleri yetkililerin arkalarında durması halinde PKK ile ittifak halinde olan ve finans sağlayan Mcgurk için dava açmaya hazır olduklarını belirtiyor. Şehit Aileleri Yardımlaşma Sosyal Kültürel ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Güner, “Ben vatan uğruna babamı feda ettim. PKK’nın hain saldırıları karşı destek veren ve PKK’yı finanse eden McGurk’a dava açarım. Yeter ki devlet bana destek versin. Önüme bu kişinin PKK’ya yardım yaptığına delillerin sağlanması halinde ben daha açmaya hazırım” diye konuştu.

PKK’nın finanse edilmesinde kaynak olan sadece McGurk değil herkesin birer birer davalık olması gerektiğini söyleyen Güner, “Vatan evlatlarını ve babamı şehit edenlerin kanı yerde kalmamalı. Suçlu kim ise gerekli evraklar ile mahkemeye gidilerek dava açılmalıdır. Şehit yakını olarak bizler yetkililerden destek bekliyor ve arkamızda durmalarını istiyoruz” dedi. BM'den oturum talep edilsin Hukukçular Derneği Genel Başkanı Cavit Tatlı, Türk Ceza Kanunu uyarınca özellikle böyle bir suçla alakalı olarak aranan kişileri kaçırmaya yardımcı olan kişiler hakkında soruşturma açılabileceğini belirterek, şunları söyledi: “Savcılıklarda soruşturma başlatması gerekir.

Türkiye, BM nezdinde girişimde bulunma hakkı var. Bu kişilerin kaçırılması sadece Türkiye’nin problemi değil tüm dünyanın problemi. Bu insanların tehlikeli olduğunu yarın bir yere saldırdığı zaman ‘biz demiştik’ diyebilmek için ve Türkiye BM’de bu işlerle ilgili inceleme başlatabilmeyi sağlayabilirse başka yerdeki teröristlerin kaçmasının önüne geçilebilir. Çok güçlü bir ülke iseniz adınız Amerika ise oturur teröristler pazarlık yaparsanız size hiç kimse bir şey demez. Ama sizin isminiz Türkiye ise DEAŞ ile en fazla siz mücadele eden ülke olsanız da ‘DEAŞ’lıları Türkiye koruyor’ yalanını söyleyebilirler. Türkiye’nin bunun önüne geçmek için hukuki hakkın hepsini kullanması lazım” dedi.

SUÇ TAŞERONU

Hukuki Araştırmalar Derneği Genel Başkanı Hüseyin Kaya da, Terör örgütlerinin küresel düzenin suç taşeronları olduğunu vurguladı. İçerik ve ad değişse de bu gerçeğin hiç değişmediğini belirten Kaya şöyle konuştu: “Küresel sivil ve resmi aktörler insanlık suçu işleme biçimlerini değiştirmişlerdir. Seçilmiş olduğuna inanan bir grup çete, tüm insanlık üzerinde suç işlemeye devam etmektedir” Bu katliamların sorumlusu Genelkurmay Başkanlığı, 7 Temmuz 2015-27 Mart 2016 tarihlerini kapsayan 265 gündeki terör saldırılarında 139’u polis, 232’si asker, 6’sı geçici köy korucusu 377 güvenlik görevlisi şehit edildiğini açıkladı. 2016 yılında yaşanan 17 canlı bomba ve bombalı araç saldırısında 298 sivil katledildi.

Şanlıurfa Suruç'ta DEAŞ'ın gerçekleştirdiği canlı bomba saldırısında 34 sivil ölürken 100’den fazla kişi de yaralandı. 10 Ekim Ankara Tren Garı katliamında 103 sivil yaşamını yitirdi. DEAŞ'lı teröristin Sultanahmet’teki turizm polisine yönelik saldırısında ise 13 kişi ölürken, 16 kişi yaralandı. 17 Şubat 2016’da 5 askeri aracın geçişi sırasında Ankara’nın kalbine bomba düştü. 28 kişinin katledildiği terör saldırısında 61 kişi yaralandı. Tarihler 13 Mart’ı gösterdiğinde bu kez bombalar Ankara’daki Kızılay Meydanı'nda patladı. Bu saldırıda 34 kişi ölürken, 125 kişi yaralandı. 13 Mart'ta İstiklal Caddesi’nde gerçekleşen intihar saldırısında 5 kişi öldü 37 kişi yaralandı.

12 Mayıs tarihinde Diyarbakır’ın Dürümlü mezrasında PKK’nın 15 ton patlayıcıyla gerçekleştirdiği hain saldırıda 16 sivil hayatını kaybetti. İstanbul Vezneciler’de PKK’nın polise yönelik bombalı saldırısında 11 kişi hayatını kaybetti. 28 Haziran tarihinde ise bombalar yine İstanbul’da patladı. Atatürk Havalimanı’nı kana bulayan DEAŞ, 40 kişinin ölümüne, 100’den fazla vatandaşın ise yaralanmasına neden oldu. 20 Ağustos 2016 tarihinde Gaziantep’teki kına gecesini kana bulayan DEAŞ militanlarının eline 51 vatandaşımızın kanı bulaştı. O korkunç saldırıda 94 kişi yaralandı. Beşiktaş Vodafone Arena yakınlarındaki bombalı saldırıda 46 polis 2 sivil olmak üzere 48 kişi hayatını kaybetti.

2017 yılını kana bulayan Reina saldırısında ise 39 kişi öldü. Delilimiz var PKK ve DEAŞ’e verdiği destekten dolayı ABD’ye dava açılamaması Brett Mcgurk için engel teşkil etmiyor. Gerekli belge ve deliller olduğu takdirde Mcgurk’ a dava açmak mümkün. Uluslararası hukukta terör örgütlerine destek veren kişilere dava açmanın mümkün olduğunu söyleyen Avukat Cüneyt Toraman, “Terör örgütlerine kim destek veriyorsa dava açma hakkına sahibiz. Bizim yasalarımıza göre devlete dava açamıyoruz ancak kişiye dava açabiliyoruz. Elimizdeki delil ve belgeler doğrultusunda şehit aileleri teröre destek veren kim var ise tazminat davası açabilir” dedi.

YENİ ŞAFAK

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X