Obezite Türkiye'de Ciddi Sıçrama Gösteriyor

OECD ülkelerinde iki yetişkinden biri aşırı kilolu. Çocuklarda ise bu oran 6 kişide 1. Bu çok tehlikeli tablodan ülkemiz de nasibini alıyor. Peki kendimizi, ailemizi, çocuklarımızı bu tehlikeden nasıl koruyabiliriz?

Obezite Türkiye'de Ciddi Sıçrama Gösteriyor
Obezite Türkiye'de Ciddi Sıçrama Gösteriyor admin

YETİŞKİNLERDE AMERİKA BİRİNCİ

Tahmin edebileceğiniz gibi yetişkinlerde Amerika Birleşik Devletleri ilk sırada. Biz 13.yüz. Ülkemizdeki obezite oranı yüzde 22,3… Yani her 5 kişiden biri obez. Bu çok yüksek bir rakam. Ülkemizde kadınlarda obezite erkeklerin iki katı. Özellikle daha az eğitim görmüş kadınlar, daha yüksek bir eğitim seviyesine sahip olanlara göre fazla kilolu olma ihtimali 3 kat daha yüksektir. Son birkaç yılda Belçika, Şili, Finlandiya, Fransa, Macaristan ve Meksika gibi bazı OECD ülkeleri, daha sağlıklı bir diyeti teşvik etmek için potansiyel olarak sağlıksız ürünlerin fiyatını artırma yoluna gittiler. Gıda etiketlerinin anlaşılması ve basit olması, medyadan toplu eğitim ve sağlıklı promosyon kampanyaları için sosyal ağların kullanılması halkı bilinçlendirmek için önemlidir. Sadece yetişkinlerde iletişim değil, aynı zamanda okul temelli eğitim politikaları da desteklenmelidir. Böylece hem yetişkinler, hem çocuklar daha sağlıklı seçimler yapmak için cesaretlendirilebilir.

OBEZLER DÜŞÜK MAAŞ ALIYOR

Obezite sosyoekonomik durumu etkiliyor. Obez insanlar normal ağırlıklı insanlara kıyasla daha düşük maaş ve iş beklentilerine sahiptirler. İstihdam edilme olasılıkları daha düşüktür ve işgücü piyasasına yeniden girmeleri daha da zor olmaktadır. Obez insanlar daha fazla hasta günleri ve daha az çalışma saatleri nedeniyle iş yerinde daha az üretkendirler. Bu yüzden obez olmayan insanlara göre ortalama yüzde 10 daha düşük kazanç elde ederler. Obeziteyle ilişkili negatif olan işgücü piyasası sonuçlarına değinmek, sosyal eşitsizliklerinin ortadan kalkması için vesile olacaktır.

GIDA REKLÂMLARINA DENETİM

Norveç’te reklam düzenleme politikası 2013’te bir adım daha ilerledi. Gıda üreticilerinin ve tedarikçilerin bir araya geldiği grup, sağlıksız gıda maddelerinin ve içeceklerin pazarlanmasını gönüllü olarak yasaklamak için yeni bir öz denetim planı üzerinde anlaşmaya vardı. Danimarka’da 2008’den beri “Sorumlu Yiyecek Pazarlama İletişimi Forumu” aracılığıyla bir özdenetim kodu yürürlüğe girdi. Şili’de Sağlık Bakanlığı tarafından 14 yaşın altındaki çocuklara yönelik sodyum, doymuş yağ, şeker ve kalori eşik değerlerini aşan reklamlar her türlü medyada kısıtlandı. Avustralya’da, abur cubur reklamı, alkol ve kumar, 2015’ten bu yana belediye otobüslerinde yasaklandı. Letonya’da yasalar, Haziran 2016’dan bu yana, 18 yaşın altındaki çocuklara enerji içeceklerinin satışını yasakladı. Ayrıca, bu içecek reklamlarının yasaklanması 18 yaşın altındaki çocukları hedef alan TV programları öncesini, sırasını ve sonrasını, eğitim kurumlarını ve spor tesislerini kapsıyor. 

KALORİNİ DE BİL, ADIM SAYINI DA

2013’te Şili Hükümeti, kalori alımı hesaplamak için web tabanlı bir uygulamayla “Sağlıklı Yaşamak için Seç” kampanyasını başlattı. İsviçre’de, iki İsviçre radyo kanalı, fiziksel etkinlik haftasını başlattı. İnsanlar bir mobil uygulama ve özel bir web sitesi aracılığıyla kaydoldu. Her kanton için (bölge) bir hafta boyunca yürüyenlerin verilerini kaydeden sayaçlar aracılığı ile aralarında bir motivasyon ve rekabet yarattı. 88.000 den fazla kişi, 2 haftada 1 milyondan fazla km dolaştı. İngiltere’de aile odaklı “Yaşamını değiştir” (Change4Life) kampanyası, özel bir web sitesi ve mobil uygulamalar aracılığıyla “Akıllı Takaslar” kampanyası ile sağlıklı ipuçları ve tarifler sunarak şeker, doymuş yağ ve tuz tüketimini azaltmaya yardımcı oldu. Ayrıca, barkod tarama yapılarak paketlenmiş ürünlerdeki şeker, doymuş yağ ve tuz içeriği sağlayan “Be Food Smart” uygulaması da kullanılmaya başladı.

Seren AKSÜS / AKŞAM

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X