Cahillerin arasın'dan çıktık buralara geldik

İstanbul'da kendi adı verilen imam hatip lisesinin açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişteki eğitim politikalarını eleştirdi, "Biz cahil cühelaların arasından çıkıp buralara geldik" dedi.

Cahillerin arasın'dan çıktık buralara geldik
Cahillerin arasın'dan çıktık buralara geldik emrah

İstanbul'da kendi adı verilen imam hatip lisesinin açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişteki eğitim politikalarını eleştirdi, "Biz cahil cühelaların arasından çıkıp buralara geldik" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Fatih'te kendi adını taşıyan "Recep Tayyip Erdoğan Anadolu İmam Hatip Lisesi" açılış törenine katıldı. Bugün açılışlarını yapacakları okulların ülkeye ve millete hayırlı olmasını temenni eden Erdoğan, "Heyecanlıyım. Heyecanlı olduğum kadarıyla mutluyum. Okuluma Fener'den şöyle buraya doğru tırmandığım günleri hatırlıyorum. Evim Kasımpaşa'daydı. Kasımpaşa'dan bazen sandala bazen motora binip, Haliç'in ortasında da haczedilmiş gemilerin olduğu dönemdi. Buraya geldiğim günleri hatırlıyorum.

Ne meşakkatli günlerdi. Fakat Rabbime hamdolsun ki şu anda Mesut Bey ve bazı kardeşlerimizin de gayretleriyle gerek mimari noktada gerekse bütün hassasiyetiyle imam hatipler içerisinde öyle zannediyorum ki taçlandırılmış bir eser ortaya çıktı" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1951'den beri öğrenci yetiştiren 1958'den beri aynı yerde faaliyetini sürdüren okulun yeni binasının yapımında emeği geçenlere ve okulun mezunlarından olan Mesut Toprak'a teşekkürlerini iletti. İlk müdür Celalettin Ökten'den beri okuldan görev yapan öğrenci, öğretmen ve yöneticilere teşekkür eden Erdoğan, şöyle devam etti: "Ölenlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Mekanları cennet olsun. Onlar bize çok emek verdiler. Bizi hiç yalnız bırakmadılar. Burada onlar zaman mefhumunu tanımadılar. Gece geç saatlere kadar burada yeni adıyla etüt eski adıyla mütalaalarımızı yaptık. Sabah namazıyla birlikte hocalarımızla birlikte mütalaalara girdiler. Biz, yeni günün derslerine yine onlarla beraber hazırlandık. Aynı şekilde Samiha Ayverdi Anadolu Lisesi'nin Zeytinburnu'ndaki yeni binasını üstlenen Turkcell'i de huzurlarınızda tebrik ediyorum. Ülkemizin eğitim ve öğretim alt yapısının bugünkü seviyelerine gelmesinde hayırsever kişi ve kuruluşlarımızın çok üyük katkıları var. Bugün açılışlarını yaptığımız Anadolu İmam Hatip Lisemiz 45 milyon liralık, Anadolu lisemiz de 15 milyon liralık bir yatırımla milli eğitimimizin hizmetine sunulmuştur. Yani ikisi 60 milyon. Bundan sonra da hayırseverlerin benzer hizmetlerinin artarak süreceğine inanıyorum."

"BİR EKOL"

Erdoğan, söz konusu okulun şu anki ismiyle İstanbul Recep Tayyip Erdoğan Anadolu Lisesi'nin bir ekol olduğunu kaydetti. Kendilerinin burada öğrenci olduğu dönemde İstanbul'da başka imam hatip okulunun bulunmadığını dile getiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Sadece burasıydı. Varsa yoksa burasıydı. Kurumsal olarak 66 yıllık mevcut yerinde 59 yıllık bir geçmişi olan böylesine köklü bir okulun mezunu ve mensubu olmaktan iftihar ediyorum. Okulumuzun mezunlarına bakılınca siyasetten bürokrasiye, iş dünyasından sivil toplum faaliyetlerine her alanda çok önemli başarılara imza atmış isimlerin olduğunu görüyoruz. Demek ki burada insanları başarıya yönlendiren bir ruh, bir maya, bir iklim var. Buradan belediye başkanları, milletvekilleri, bakanlar, başbakanlar, cumhurbaşkanları yetişti. Söylemek istemezdim ama bilmeyenler vardır. Onun için söylemem gerekir diye düşünüyorum. Nedir o? Bazı öğretmenlerimiz de bize şunu söylerlerdi. 'Ölü yıkayıcısı mı olacaksınız? Niye buralara geldiniz?' Ölü yıkamayı dahi aşağılayanlar olmuştu. İlk adım atıldığı zaman ölüleri yıkayacak gassal denilen bunu yetiştirmek üzere bu okulların kurulması var idi. Fakat gün ola harman ola, devran değişti. Ve değiştiği gibi de buralardan işte hamdolsun bizler yetiştik. Buradan ilim adamları da yetişti, nice akademisyenler, profesörler yetişti. Yok yok hepsi oldu. Ama baktılar ki, bunlar farklı gidiyor, bu sefer ön kestiler. 'Kapatalım' dediler ve kapattılar. Türkiye genelindeki öğrenci potansiyelini 600 binden 60 bine düşürdüler. Neyle? O meşhur 28 Şubat'la. Ama şimdi hamdolsun ortası lisesiyle 1 milyon 300 bin öğrencisi var. Kemiyet değildir asıl olan, keyfiyettir asıl olan. Şimdi siz keyfiyete talip olacaksınız. Buradan ilmiyle, irfanıyla bu ülkenin geleceğine gerçekten hakim olacak bilgi donanımıyla yetişmenizi bekliyoruz. Buna hazır mısınız, buna var mısınız?" Ülkemizde uzun süre sadece çoğu da Batı ülkelerinin eğitim ve öğretim sistemlerine göre kurulmuş olan az sayıda okulun marka değerinden söz edildiğini anımsatan Erdoğan, zamanla İstanbul İmam Hatip Okulu'nun da aralarında bulunduğu birçok eğitim ve öğretim kurumunun da dişleriyle tırnaklarıyla çok farklı bir noktaya geldiğini söyledi.

"GÖNÜL DÜNYAMDAKİ YERİ BAMBAŞKA"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, açılışı yapılan okulun İstanbul'un tüm renklerini içinde barındıran bir semtte bulunmasının da önemli olduğuna vurgu yaparak, şunları kaydetti: "Dünyayı sadece kendi hayat biçimleri ve değer yargılarından ibaret sananlara ders verircesine 1951'den beri ilimle irfanla saygıyla muhabbetle yoğrulmuş misyonunu devam ettiren bu okulun gönül dünyamdaki yeri ise bambaşkadır. Sürekli yol ayrımlarında tercihler yapmak zorunda kaldığımız ilk gençlik yıllarımızda imam hatipli olmanın verdiği şuur ve dirayetle hamdolsun hayatımıza sırat-ı müstakim üzre yön vermeye çalıştık. Milletimiz imam hatip okullarının işte bu özelliğini gördüğü için tüm gücüyle tüm kalbiyle onlara sahip çıktı. İcabında cebinden parasını koydu, icabında kalktı yurtlarda yediklerimize kendi tarlasından buraya baktık, ununu hazırladı gönderdi. Bahçesinden buraya meyve, patates gönderdi. Onların gönderdiklerini burada yurtlarımızda yedik. Onlarla büyüdük. Onlarla yetiştik. Bunlar halkın nasıl sahiplendiğinin en güzel ifadeleriydi."

"BÜYÜKLERİMİZİ UNUTMAYACAĞIZ"

Okulun üst katının yatakhanesinde gece üstlerini örten büyükleri unutmanın mümkün olmadığını ifade eden Erdoğan, bunların da sıradan insanlar olmadığını vurguladı. Emekli albay yurt müdürünü unutamayacağını dile getiren Erdoğan, evlatlarına sahip çıkarcasına dolaşıp çocukların durumuna baktığını anlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yine Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş'un babası İsmail Niyazi Kurtulmuş'un da unutulmasının mümkün olmadığını, babasının kendisini ona teslim ettiğini dile getirerek, "Çünkü samimi dostlukları vardı. Ona teslim etmiş, o da İlim Yayma'nın buradaki en önemli yöneticilerinden biriydi. Yusuf Türel büyüğümüzü unutamayız, üzerimizde büyük emeği var. Nazif Çelebi büyüğümüzü unutamayacağız. Hep bunların emeği var. İsmini sayamayacağım daha birçok isimler... Onlar burada büyük mücadeleler verdiler. Milletimiz halka rağmen halkçılık yapanlar tarafından unutturulmak, bozulmak, yok edilmek isteyen, değerlerini ihya ve inşa edebileceği bu okullara sahip çıkarak aslında kendisini yönetenlere ne istediğini, neyi talep ettiğini de göstermiştir" diye konuştu.

"ESAMELERİ OKUNMUYOR"

Siyasi hayatı boyunca milletin izinden gittikleri, milletin yolunu takip ettikleri için bugün buralarda olduklarını dile getiren Erdoğan, milleti kendilerine hasım olarak görenlerin ise esamelerinin dahi okunmadığını söyledi. Erdoğan, imam hatip okulları açıldığı günden beri "Bu okullar sadece din eğitimi veren kurumlar mı olmalıdır" diye kadim bir tartışma yaşandığını belirterek, burada okudukları derslerle üniversiteye gidemedikleri için lise fark imtihanlarına girdiklerini, kendisinin de 6 dersten imtihan olduğunu ve sonrasında üniversiteye girebildiğini anlattı.

"MÜFREDATTAN HABERLERİ YOK"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, milletvekili ve bakanların birçoğunun bu derslerin burada okutulduğunu dahi bilmediğini, fizik, kimya ve metematik okutulduğundan haberlerinin olmadığını söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti: "Bu cahil cühelaların arasından çıktık hamdolsun, buralara geldik. Bir sor, bak. 'İmam hatip okullarının müfredatı nedir?' hiç haberleri yok. Burada hem dünyevi hem uhrevi bütün alanlara hitap eden, ilimle mücehhez güçlü bir nesil olarak sizleri karşımda görüyorum. Bütün bu sorular etrafında yapılan müzakerelerde dönem dönem farklı eğilimler öne çıkmıştır. İşin esasına baktığımızda ise karşımıza çıkan fotoğraf şudur; Biliyorsunuz imam hatip okullarıyla ilgili ilk adımlar tek parti döneminde atılmıştır. Tek parti CHP'sinin derdi bizim anladığımız ve hedeflediğimiz anlamda imam hatip okullarının açılması değil, kendi ifadeleriyle cenaze namazı kıldırmayı bilecek kadar dini bilgiye sahip kişilerin yetiştirilmesiydi. Cenaze yıkayacak insan yoktu. Türkiye o hale gelmişti. Cenazelerimiz ortada kalıyordu. Onun için cenaze yıkayıcı yetiştirilsin diye böyle bir adım atıldı. Bu topraklarda bin yılık geçmişi olan köklü dini müesseselerin kapılarına kilit vuruldu, yerlerine de günümüz ihtiyaçlarına uygun yeni kurumlar ihdas edilmeyince böyle bir tehlike ortaya çıktı. Milletimiz bırakınız Kur'an-ı Kerim eğitimi ve diğer dini bilgileri öğrenmeyi, cenazesinin ortada kalacağından korkmaya başlamıştı." Her dönemde olduğu gibi o yıllarda da karanlıkta bir kibrit hükmündeki bu imkanı değerlendirmeyi kendisine görev edinen, Allah rızasını her şeyin üzerinde tutan insanların olduğunu dile getiren Erdoğan, imam hatip okullarının açılacağı duyulduğunda ülkenin dört bir yanında ak sakallı gönül erlerinin yollara düştüğünü, kapı kapı dolaşarak insanları bu okulların inşasına ve ihyasına katkıda bulunmaya davet ettiklerini söyledi.

"BÜYÜKLER SAYESİNDE BU OKULLAR KÖK SALDI"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Asya'da bu tür insanlara 'ak sakal' denildiğini belirterek, Kazakistan Devlet Başkanı'na "Sen bizim bu bölgelerde ak sakalımızsın" dediğinde çok hoşuna gittiğini ifade etti. Hatta ellerinden az çok iş gelenlerin sırtlarında çimento torbası taşıdığını, demir büktüğünü, sıva ile boya, badana yaptığını, duvar ördüğünü anımsatan Erdoğan, çoluk çoçuklarının nafakasını kazandıkları işlerinden, evlerinden ayırdıkları tüm zamanı imam hatiplerin yaşatılmasına vakfeden büyükler sayesinde okulların kök saldığını vurguladı. Celalettin Ökten Hoca'nın da bunlardan biri olduğunu belirten Erdoğan, şunları söyledi: "Okulumaza müdür olarak atandığında imkanlar öyle kıtmış ki aynı zamanda çok iyi bir alim olan Celalettin Hoca'nın elinde süpergeyle temizlik yapıp kürekle harç çıkardıktan sonra tahtanın başına geçip ders antattığı olurmuş. Arapça'yı, Farsça'yı, Fransızca'yı çok iyi bilen hoca imam hatip okullarında meslek derslerinin yanı sıra sosyolojiden felsefeye, fizikten kimyaya kadar diğer konuların da yer alması hususunda çok mücadele etmiştir. İşin ilginç yanı Celalettin Hoca sadece bu anlayışla değil aynı zamanda imam hatiplere Arapça'nın ders olarak konulmasına karşı çıkan, Kur'an-ı Kerim'in sadece Türkçe meal üzerinden öğretilmesini talep edenlerle de mücadele etmiştir. Sonuçta uzaktan bakıldığında en ele avuca sığmaz öğrencilerin okuduğu bir dönemde yan evin bahçesinden okulun duvarlarına sarkan elma ağacından tek bir meyve koparmayacak ahlakta gençler yetiştiren bir okul ortaya çıkmıştır Vefa'da." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, benzer mücadelelerin daha sonraki yıllarda pek çok kişi tarafından verildiğini, kimi zaman sıkıntıya düşülse de sonunda bugünkü noktaya gelindiğini vurguladı.

"İLK SAVAŞI TEK PARTİ ZİHNİYETİ AÇTI"

Erdoğan, ülkede milletin değerlerine karşı ilk savaşı tek parti zihniyeti açmışsa, ikincisini de aynı kafaya sahip 28 Şubatçıların yaptığını söyledi. Sonunda bu milletin kendi küllerinden doğmak suretiyle ayağa kalktığını, şimdi gelinen noktanın bu olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti: "Ülkede FETÖ dershaneleriyle FETÖ okullarıyla bir nesli mahvetmeye, ümmeti parçalamaya, bölmeye gayret edenlere karşı işte siz dimdik ayakta duracaksınız. Gençler, ilimde, irfanda süratle iyi yetişmelisiniz. İşte bu FETÖ gibi ahlaktan binasip vatan haini, şu anda da işte bakın kaçacak delik arayan, bütün izleyicileriyle beraber dünyanın değişik yerlerine dağılmış olan bu ihanet şebekelerine karşı siz bizim ümidimizsiniz. Çok çalışacaksınız. İyi yetişeceksiniz. Her alanda hukuktan tut tüm mühendislik, mimarlık, sanat, müzik, aklınıza ne geliyorsa, bütün alanlarda inşallah eğitim, öğretimde önemli yerlerde bu görevleri üstleneceksiniz. Boş bırakacağınız bir alan olmamalı. Hele hele ilmi, bu noktada tahsille birlikte de inşallah Allah'a kul, Resulü'ne ümmet olmak suretiyle bu vatana, bu millete hep birlikte hizmete devam edeceksiniz. Bu kardeşiniz işte buraya girdiğinden beri inancının, davasının, değerlerinin, doğrularının peşinde koşmuş, bu uğurda her türlü mihnete, sıkıntıya saldırıya göğüs germiştir. Hiçbir zafer, mücadele edilmeden ve bedel ödenmeden kazanılmaz, bunu böyle bilesiniz. Bu mücadeleyi verdik, vermeye de devam edeceğiz. Yeni nesillerin de işte böyle bir mücadele şuuruyla yetişmelerini, hareket etmelerini bekliyoruz. Tarihine, kültürüne, değerlerine saygılı iyi insan yetiştirmek tüm eğitimin, öğretim sistemimizin ortak amacıdır."

AKİF'İN ŞİİRİYLE SESLENDİ

Bu okulun öğrencisiyken liselerarası şiir okuma yarışmasına girdiğini, edebiyat dersine gelen hocası Osman Öztürk'ün isteği üzerine Mehmet Akif Ersoy'un şiirini ezberlediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ersoy'un aslında o şiirde imam hatipte okuyanları tarif ettiğini söyledi. Erdoğan, Ersoy'un "Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem/Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem/Biri ecdadıma saldırdı mı, hatta boğarım/Boğamazsam da hiç olmazsa yanımdan kovarım/Üçbuçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam/Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam/Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale/Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale/ Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum/ Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boynum/Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim/Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim/Adam aldırma da geç git , diyemem aldırırım/ Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım/ Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu" dizelerini okudu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğer bu okullarda böyle bir nesil yetiştirebilirsek, yetiştirilebiliyorsa ne mutlu bize. Şayet bunu başaramıyorsak şapkayı önümüze koyup uzun uzun düşünmemiz lazım. İsmet bey sana söylüyorum. Zarf güzel ama mazruf kötüyse ne işe yarar. Zarf da güzel, mazruf da güzel. İşte mesele o. İnşallah bunu başaracağız. Artık tüm gücümüzü, tüm imkanlarımızı inşallah bu yönde kullanmakta kararlıyız" dedi.

"KAPSAMLI ÇALIŞMA BAŞLADI"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, müfredattan ders kitaplarına kadar kapsamlı bir çalışma başlattıklarını ifade ederek, bazı sıkıntılar olsa da bu çalışmayı sürdürmek, eksikleri tamamlayarak en mükemmel şekilde amaca ulaşmak mecburiyetinde olunduğunu söyledi. Genç nüfusun en büyük avantaj olduğunu belirten Erdoğan, "Ama bir şartla, onlara gerekli eğitim ve öğretimi verebilmemiz şartıyla. Dikkat ederseniz ülkemize ve milletimize yönelik sinsi emelleri olanların, ihanet içine girenlerin ilk hedef aldıkları yer hep eğitim, öğretim sistemimiz olmuştur. İşte FETÖ bunun bir adresidir. PKK bunun bir adresidir. Diğer terör örgütleri bunun bir adresidir. Bunlara fırsat vermeyeceğiz." diye konuştu. Erdoğan, artık sadece Türkiye için değil inşallah tüm dünyaya örnek bir nesil için gençleri alınlarından gözlerinden öptüğünü söyleyerek başılar diledi.

NTV

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X