Unutulmayan kötü anılar depresyon gibi rahatsızlıklara yol açıyor

Yıllar öncesinde ya da çocukluk çağında yaşanılan ağır travmalar, yetişkin dönemde de insanın peşini bırakmayabiliyor. Unutulmayan kötü anılar ise korku, panik atak, uykusuzluk, depresyon gibi rahatsızlıklara yol açıyor. Ancak uzmanlara göre, EMDR terapisi ile kötü anılardan yavaş yavaş kurtulup, gelecekteki sorunlarla baş etmeyi öğrenmek mümkün olabilir.

Unutulmayan kötü anılar depresyon gibi rahatsızlıklara yol açıyor
Unutulmayan kötü anılar depresyon gibi rahatsızlıklara yol açıyor admin

“Tıpkı beynimiz de bedenimiz gibi doğamız gereği kendi kendini iyileştirme kapasitesine sahiptir” diyen Klinik Psikolog Tuğçe Peker, EMDR’nin yani göz harketleri ile duyarsızlaştırma ve yeniden işleme yönteminin güçlü bir psikoterapi yaklaşımı olduğunu söyledi. 

EMDR terapisi ile travmatik olayları geçmişte bırakmanın mümkün olduğunu söyleyen Peker, EMDR terapisinin özelliklerini ve hangi hastalıklarda etkili olduğunu şöyle anlattı: 

“Bu doğal başa çıkma mekanizması derin uyku sırasında devreye girer. Rüyaların olduğu, REM (hızlı göz hareketleri) süreci uykuda yaşadığımız olayları sindirmemize ve işlememize yardım eder. Bu bedenin tıpkı bir yarayı iyileştirmesi gibi, beynin zor olaylarla ya da durumlarla başa çıkma şeklidir. EMDR (Göz Harketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) sadece olumsuz yaşantılar için değil başka birçok psikolojik rahatsızlık, hatta migren, fibromiyaji gibi fiziksel rahatsızlıklar için bile fayda sağlamaktadır. EMDR; zihni ve bedeni, travmatik olayların artık son bulduğuna ikna eder. Geçmişi ve beraberinde yaşattığı duygu, düşünce ve bedensel duyumları sürekli yaşamak yerine, ait olduğu yerde, geçmişte bırakmayı sağlar. EMDR, kapsamlı ve bütünsel bir psikoterapi yaklaşımıdır. EMDR’ın en önemli yönü, beynin ya da zihnin psikolojik sorunlarını, bunun fiziksel sonuçları ile işlemesine ve iyileştirmesine izin vermesidir. Zihnin ve bedenin aynı oranda iyileşmesinde etkin olan EMDR, terapide süreci arka planda bırakır. EMDR; hipnoz, mucize kür, son çare, geçici, basit bir rahatlama yöntemi değildir. Ayrıca, bir teknik, zihin kontrolü ve herkesin öğrenip uygulayabileceği bir yöntem de değildir.

SARSICI OLAYLAR BEYNE DEPOLANIP PSİKOLOJİK SORUNLARA YOL AÇAR

Çoğunlukla sistemimiz, yani zihnimiz ve bedenimiz hayatta edindiğimiz yeni deneyimleri bilinç dışı bir şekilde yönetir, süzer ve depolar. Fakat sıra dışı, ani veya sarsıcı bir olay (kaza, kayıp, ayrılık gibi) ya da tekrarlanan bir durum yaşadığımızda (iş yerinde duygusal taciz, çocuklukta ihmal edilme gibi) bu doğal başa çıkma mekanizmamıza fazla yük bindirir. Çünkü yaradılış sistemimize fazla ya da aykırı bir olay karşısında zihin ve beden şoka girer ve kaçma, savaşma ya da donup kalma tepkisi verir. Bu başa çıkamayacağımız derecedeki yüklenme zihnimizde ve bedenimizde donup kalır ya da diğer bir deyişle işlenmez. Bu işlenmemiş anılar ve duygular beynimiz limbik sisteminde ham yani pişmemiş ve sindirilmemiş bir şekilde süzülmeden depolanır. Sağlıklı işleme süresinde anının üzerimizdeki etkisi ve olumsuz gücü gider ve geriye tecrübe ve öğrenme kalır. Bu işlenmeden depolanma anıyı sanki yeni yaşamışız, üzerinden hiç zaman geçmemiş hissi yaratır. Anı ile birlikte öğrendiğimiz ve edindiğimiz kendimizle ilgili negatif duygu ve düşünceler tüm anlarımıza ve hayata bakışımıza yansır. Anının ya da durumun kendisini hiç hatırlamadığımızı düşensek bile; panik, korku, kaygı, çaresizlik gibi olumsuz duygularla her tetiklendiğimizde yaşamaya devam ederiz.

EMDR TERAPİSİ GELECEKTEKİ SORUNLARLA BAŞA ÇIKMANIZI SAĞLAR

Anılarımızın anne karnından itibaren başladığını ve aslında zihnimizin ve bedenimizin her anıyı kaydettiğini düşünürsek hepsini canlı bir biçimde hatırlamak mümkün olmayabilir. Fakat o duygu bizimle yaşamaya devam eder. Kendimizle ya da çevremizle ilgili tüm sınırlamalarımız olumsuz duygu ve düşüncelerimiz birer öğrenmedir. Her öğrenme de bir anıdır. Dolayısı ile anıları bilinçli ya da bilinçsiz işledikçe o perde kalkmaya başlar. Zihnimiz bu anılarla, durumlarla ya da kişilerle halleşmeye yani bir diğer deyişle helalleşmeye başlar. Bu nedenle EMDR sadece geçmiş ya da şu anki durumlar için değil ileriye yönelik; endişe, kaygı, henüz gerçekleşmemiş bir olay için dayanıklılık artırma, performans geliştirme ya da başa çıkma yolları öğrenmek için de kullanılır (sınav kaygısı, sporcular için performans geliştirme ya da iş yerinde gerçekleşecek bir sunum gibi).

FOBİLER VE ÖFKE KONTROLÜNDE DE ETKİLİ

EMDR beynin sinir ağlarında olumsuz anları işleyerek, zihnin ve bedenin hâlihazırda kendi mekanizmasında bulunan fakat işlevi azalmış sistemini harekete geçirir. Bu nedenle seans sırasında başlayan işleme süreci bir sonraki seansa kadar (6-10 gün aralığı) devam eder. EMDR Terapisi, fobiler, bağımlılıklar, kaygı bozukluğu, panik bozukluk, yas süreci, uyku problemleri, depresyon, öfke kontrolü, ilişki sorunları, uyku problemleri gibi sıkıntıların tedavisinde de kullanılır. Geçmiş olumsuz yaşantılarınızın gölgesinden ve geleceğin yoğun kaygısından çıkıp, şimdi, burada verimli bir şekilde yaşamanıza yardımcı olur.

EMDR TERAPİSİ NASIL YAPILIR?

EMDR seansları süresince bilinciniz tamamen yerinde ve kontroldesinizdir. Bu bir tür hipnoz ya da trans değildir. EMDR bütüncül bir terapi yöntemidir. Başka yöntemlerle birlikte kullanılabilir. Terapistin görevi sizin doğal iyileşme sürecinize eşlik ve rehberlik etmek, yol göstermek ve tavsiye vermeden mümkün olduğu kadar az müdahale etmektir. EMDR, bir bilgi işleme terapisidir ve sekiz aşamalı bir prosedür kullanılarak uygulanır. En önemlisi, yeterli klinik deneyim, beceri ve birikime sahip olmayan kişilerden EMDR ile yardım alınmamalıdır. Bu süre içinde danışan genellikle; içgörü, anılarında ve hafızasında değişiklikler, yeni bağlantılar, çağrışımlar deneyimler. EMDR terapisti, setlerden önce danışana uygun ve doğru şekilde odaklanmak konusunda destek verir ve yol gösterir. EMDR hümanist bir yaklaşımdır ve danışan güvenliği çok kritiktir. Yüzleştirme (exposure) yaptığı için danışanı gerçekler ile kısa zamanda tanıştırır. Bu durum, bazı kişilere sarsıcı gelebilir. Bu durumda, kaçmak yerine düzenli destek ve devamlılık önemlidir. Eğer devam etmemeye ve hazır olmadığınıza karar verirseniz lütfen terapistinize danışmadan bırakmayın. Yüzeye çıkan anılar müdahale edilmeden sizi bir süreliğine daha çok rahatsız edebilir. Devam edemeseniz de en azından sağlıklı bir kapanışı kendinizden esirgemeyin. Unutmayın, olumsuz anıları işlemek kolay bir süreç değildir, ama sonuçları hayatınızı tamamen değiştirecek düzeydedir.”

NTV

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X